AHİRET İNANCI

 

 

AHİRET İNANCI

 

Tanımı:

  • Kur’an’da Allah’ın birliği (tevhit) konusundan sonra en çok yer verilen konu ahirettir. Birinci kademe hayatımız ölümle biter. İkinci kademe hayat başlar. Bu hayat ebedidir. Genel olarak ahiret hayatı denilir ve aşağıdaki kavramlarla ifade edilir:
  • el-yevmü'l-ahir (son gün, ahiret günü),
  • yevmü'l-ba's (diriliş günü),
  • yevmü'l-kıyame (kıyamet günü),
  • yevmü'd-dîn (ceza ve mükafat günü),
  • yevmü'l-hisab (hesap günü),
  • yevmü't-telak (kavuşma günü),
  • yevmü'l-hasre (hasret ve pişmanlık günü).
  •  

 

                 

Kuranda evrenin amaçsız olmadığı ([1]) bildirilmektedir.

                Her muhteşem yapı bir amaca bağlıdır

                Evren de muhteşem ve muazzam bir tasarımdır.

                Öyleyse evrenin yaratılmasının da bir amacı vardır.

                Evrenin yaratılma amacı ne olabilir?

                Evren imtihan yeridir. Ahretin tarlasıdır. Ahiret hayatını kazanmak için yaratılmıştır. Ahreti kazanmaya çalışırken dünya ahret dengesini korumalıyız([2]). Ahireti kazanmak için susan nasihatçi konumuna düşmeden önce konuşan nasihatçilerden bize yetecek kadar öğüt almalıyız. Susan nasihatçi ölüm, konuşan nasihatçi da Kurandır.([3])Bu nasihatçilerin dediklerini yaparsak Mevlana’nın dediği gibi, ölüm batan güneşin yeniden doğması gibidir. yada ölüm Allah’a kavuşma olduğuna göre, Allah’a kavuşma uğruna bir can kaybetmişiz ne kıymeti var([4]).

   AHİRET HAYATININ AŞAMALARI

1-KABİR HAYATI (BERZAH):

Ölümle başlayıp yeniden dirilmeye kadar devam edecek hayata kabir hayatı denilir. Kabir hayatında ruh dünyada yaptığı iyilik veya kötülük oranında mutluluk veya sıkıntı içinde olacaktır. Aşağıdaki ayetler kabir azabına delil olarak getirilir:

" Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, "Firavun ‘un adamlarını azabın en ağırına sokun “denir."([5])  "Biz onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba döndürüleceklerdir."([6])

Ölüm, hayatın bir gerçeği olup, ondan kaçış mümkün değildir: “Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size ulaşacaktır”([7])

  • 2-KIYAMETİN KOPMASI:

İsrafil (a.s.) sura iki defa üfürecektir. Birincide Allah'ın diledikleri hariç tüm canlılar ölecek ve kıyamet kopacak (nefha-i saik=ölüm üfürüşü), ikincisinde de insanlar dirilecek ve mahşer yerinde toplanmak üzere Rablerine koşacaklardır (nefha-i kıyam=kalkış üfürüşü) [8]

23/101. Sura üflendiği zaman, o gün, aralarındaki soy yakınlığı fayda vermez ve birbirlerine de birşey soramazlar.

23/102. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtuluşa ermiş olanlardır.
23/103. Tartıları hafif gelenler, işte onlar, kendilerine yazık edendir, cehennemde temellidirle

  • KUR’AN’DA KIYAMET SAHNELERİ
  • a)   Kıyamette bazı yüzler mutluluktan parlayacak, bazı yüzler e ızdıraptan  kararacak  (Al-i İmran suresi 106-107.ayetler)
  • b)   Kıyamet günü,  zalimler kendilerini bekleyen azabı görünce, pişmanlıklarını açıklayacaklar Yunus suresi 54.ayet)
  •  
  • 3-YENİDEN DİRİLME (BA’S, NÜŞUR):
  • Mahlûkâtın ölümlerinden sonra Allah'ın âhiret hayatını başlatmak üzere ölüleri yeniden canlandırmasına denir([9]).             
  • Öldükten sonra diriltilmeyi (ba'si), inkar edenler dinden çıkmış kabul edilirler. Ehl-i Sünnet'e göre öldükten sonra dirilmenin doğruluğu kesin olarak kutsal metinlerle kanıtlandığı gibi aklen de mümkündür
  • İmam Gazaliye göre: Yeniden diriltilen bedenimiz eski bedenimizin aynısı değil benzeri olacaktır
  •  
  • Yeniden Dirilme (Ba’s; Nüşur ) Sonrası Kavramlar
  • Haşir (Dirilenlerin toplanması)
  • Mahşer  (Dirilenlerin toplandığı yer)
  • Amel defteri(el-Kehf 18/49)
  • Hesap: İnsanların yaptıklarından sorguya çekilmesi
  • mizan (Yüce Allah’ın adalet terazisi)
  • Sözlükte "terazi" anlamına gelen mizan, ahirette hesaptan sonra herkesin amellerinin tartıldığı ilahî adalet ölçüsüdür. İç yüzü bizce bilinemeyen mizan, dünyadaki ölçü aletlerinin hiçbirine benzemez.
  • Kuran’da bu konuda şöyle buyrulur: "Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır, gerçektir. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır."([10]) "Biz kıyamet gününe mahsus adalet terazileri kuracağız. Hiçbir kimse hiçbir Haksızlığa uğratılmaz. Bir hardal tanesi kadar bile olsa, yapılanı ortaya koyarız. Hesap gören olarak biz yeteriz." ([11])Kıyamet gününde iyi ve kötü amellerin tartılarak belirlenmesini sağlayan mizan (terazi), haktır. Bundan amaç, ahirette kimsenin haksızlığa uğramamasını temin etmektir.          
  • Peygamberimiz (s.a.v.) hesap gününü anlatırken mahşerin düz bir yerinde büyük mahkemenin kurulacağını ve hesapların hızlıca sorulacağını anlattı. Kesinlikle insanların beş şeyden hesaba çekileceklerini aşağıdaki şekilde haber verdi:
  • a- Ömrünü nerede tükettiği
  • b- Gençliğini nasıl geçirdiği
  • c- Malını nereden kazandığı
  • d- Malını nereye harcadığını
  •  e- Bildikleri ile amel edip etmediğinden sorulacaktır.
  • A’raf (Cennetle Cehennem arasndaki tepe) (el-A'raf 7/46-47).

    5-Cennet: Kur'an-ı Kerim'de 147 yerde adı gecen Cennet insan aklının kavrayamayacağı güzellik ve nimetlerle dolu mümin kulların ebedi makamdır. Cennet iman ve salih ameller kuşağında ehline kucak açmış beklemektedir.

   Cennetin Kuran’ı Kerim’de geçen isimleri ve Kapıları

1. Adn: İkamet ve ebedîlik cenneti (98/8; 9/72; 13/23; 16/31)

2. Meva Cenneti: Şehit ve müminlerin barınağı ve konağı olan cennet (32/19; 53/15)

3. Firdevs Cenneti: İçinde üzüm bulunan bağ bahçe anlamına gelir(18/107; 23/11)

4. Huld (Karar; Mukame) Cenneti: Ebedîlik yurdu), (35/35; 40/39)

5. Naim Cenneti: Nimetlerle dolu cennetler(26/85;5/65; 9/21)

6. Hüsna Cenneti: Allah’ı görme nimetinin de bulunduğu en güzel cennet()

7. Daru’l-Müttegın Cenneti: 16/30 Takva Sahiplerinin Yurdu(10/26)

8. Daru’s-Selam (Makamu’l-Emin) Cenneti: esenlik yurdu, güvenli makam(10/25; 6/127)   

   Kuran’da Cennet Tasviri:

Kur'an-ı Kerîm'i incelediğimiz zaman onun cenneti ve cennetlikleri şu şekilde tasvir ettiğini görürüz: Cennet, genişliği göklerle yer kadar olan([12]), yakıcı sıcağın da dondurucu soğuğun da görülmeyeceği bir yerdir([13]). Temiz su, tadı bozulmayan süt ve süzme bal ırmaklarının yer aldığı cennette([14]), suyu zencefille kokulandırılmış tatlı su pınarı (selsebîl)([15]) ve sonunda misk kokusu bırakan bir içecek de vardır([16]). Cennet içeceği baş ağrıtmayan, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden ve bembeyaz bir kaynaktan çıkan([17]) bir içecektir. İçildiği zaman sarhoş etmediği gibi ne baş dönmesi yapar([18]), ne günah işlemeye iter, ne de saçmalatır([19]). Cennette türlü meyveler, hurmalıklar, nar ağaçları([20]), bağlar([21]), dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları([22]), çeşit çeşit kuş etleri([23]) bulunur.

Cennetliklerin elbiseleri ince ve kalın halis ipektendir([24]), süsleri altındandır ([25]), evleri güzeldir([26]). Cennettekilere hizmet etmek için ölümsüz gençler (vildan) dolaşır, onlar -güzelliklerinden dolayı- saçılmış birer inci sanılırlar([27]). Bunlar altın kadeh ve tepsiler dolaştırırlar, cennetliklerin canlarının istediği ve gözlerinin gördüğü her şey orada hazır bulunur([28]). Cennettekilere altlarından ırmaklar akan, üst üste bina edilmiş köşkler vardır([29]), cennetlikler için pek çok güzelliklerle nitelenmiş tertemiz eşler bulunacaktır([30]). Cennetliklerin hem kendileri hem de eşleri cennetin gölgelerinde tahtları üzerine kurulup yaslanırlar([31]). Allah tarafından kalplerinden kin sökülüp atılmış olan cennetlikler, kardeşler halinde, karşı karşıya tahtları üzerinde otururlar. Orada bunlara hiçbir yorgunluk ve zahmet yoktur([32]). Cennette boş ve yalan söz de işitilmez([33]).

   Cennete taşıyan Faktörler

    a) İman  "İnanıp da güzel işler yapan ve Rablerine gönülden boyun eğenlere gelince, işte onlar Cennet ehlidir.(11/23) iman edip güzel işler yapanları, (evet) muhakkak ki onları içinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan Cennet köşklerine yerleştireceğiz. (29/58)... Kim de kadın veya erkek, mümin olarak faydalı bir iş yaparsa işte onlar, Cennete girecekler." (40/40) 

   b) Salih Ameller  "Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler (salih ameller) yaparsa, işte onlar Cennete girerler[34]"İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, onlar için makam olarak Firdevs Cennetleri vardır”.[35] "Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler; onlar ki, boş ve yararsız işlerden yüz çevirirler; onlar ki, zekatı verirler; Onlar iffetlerini koruyanlardır. Yalnızca eşleri yani meşru şekilde sahip oldukları ile birlikte olanlardır. Çünkü bu ayıplanacak bir şey değildir.[36].Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir. Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler; ve onlar ki, namazlarına devam ederler. İşte, asıl bunlar varis olacaklardır; (evet) Firdevs'e varis olan bu kimseler, orada ebedi kalıcıdırlar”[37] "Namazlarını koruyanlar; (itina ile eda edenler) İşte bunlar, Cennetlerde ağırlanırlar? [38]

    c) Allah ve Peygamberlerine İtaat  "Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse Allah onu, zemininden ırmaklar akan Cennetlere koyacaktır."(4/13) 

    d) Haramlardan Kaçınma  "Şu da muhakkak ki, takva sahipleri için Rableri katında nimetleri bol Cennetler vardır." (68/34)"Rablerine karşı takva sahibi olanlar ise, bölük bölük Cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya, derler."(39/73) "..Takva sahipleri, mutlaka Cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.(15/45)" "Şüphesiz takva sahipleri Cennetlerde ve nimet içindedirler."(52/17) 

    e) Nefsin Kötü Arzularına Uymamak  "Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için, şüphesiz Cennet (onun) yegâne barınağıdır." (79/41)"Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki Cennet vardır." (55/46)  "Rabbinin makamından korkan ve nefsini kötü arzulardan uzaklaştırmış kimse için, şüphesiz Cennet (onun) yegâne barınağıdır.(79/41)

    6-Cehennem  Kelime olarak "derin kuyu" anlamına gelen cehennem, ahirette kâfirlerin sürekli olarak, günahkâr müminlerin de günahları ölçüsünde cezalandırılmak üzere kalacakları azap yeridir. Kur'an-ı Kerim'de 77 ayette geçmektedir.

   Cehennemin 7 kapısı nelerdir?

    Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem ‘in yedi kapısının olduğu belirtilmektedir. “Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır." (el-Hicr: 15/44). Bunlar:

1-Saîr (çılgın ateş ve alev), Kur'an'da 17 ayette yer alır. (el-Mülk: 67/5)

2-Sakar (yakıp kavuran ateş): Müddessir: 74/28-29

3-Haviye (düşenlerin çoğunun geri dönmediği uçurum), el-Kâria: 101/9-11

4-Hutame (yüreklere kadar tırmanan ateş). (Hümeze: 104/4)

5-Cahim (kat kat yanan ateş) (el-Mâide: 5/10)

6-Hamim (kaynar su): 56.Vakıa/42

7-Daru’l-Bevar (Helak yurdu): 14.İbrahim/28; Sûü’d-Dâr (kötü yurt): 13.Rad/25 Cehennem (derin kuyu), nar (ateş),

Bazı bilginler bu yedi ismin, cehennemin yedi tabakası olduğunu ileri sürmüşlerdir.

   Kuran’da Cehennem Tasviri:

               Suçlular cehenneme vardıklarında, cehennem onlara büyük kıvılcımlar saçar[39], uzaktan gözüktüğünde onun kaynaması ve uğultusu işitilir[40]. İnkârcılar için bir zindan olan cehennem[41], ateşten örtü ve yataklarıyla[42], cehennemlikleri her taraftan kuşatan[43], yüzleri dağlayan ve yakan[44], deriyi soyup kavuran[45], yüreklere çöken[46], kızgın ateş dolu bir çukurdur[47]. Yakıtı insanlarla taşlar olan cehennem[48], kendisine atılanlardan bıkmayacaktır[49]. İnsanın içine işleyen bir sıcaklık ve kaynar su içinde, serin ve hoş olmayan bir kara dumanın gölgesinde bulunacak cehennemliklerin[50] derileri, her yanışında, azabı tatmaları için başka deriler ile değiştirilecektir[51]. Onların yiyeceği zakkum ağacı[52], içecekleri kaynar su ve irindir[53]. Orada serinlik bulamadıkları gibi içecek güzel bir şey de bulamayacaklardır[54]. Allah'ı görmekten mahrum kalacak inkârcılara [55] Allah rahmet etmeyecek[56], cehennem azabı ise onları ebedî olarak kuşatacaktır. Günahkâr müminler ise cehennemde ebedî kalmayacaklar, Peygamberimiz ‘in hadislerinde de bildirildiği gibi, cezalarını çektikten sonra cennete konulacaklardır[57]. Ahiret hayatının her devresinde olduğu gibi cehennem azabını ruh, beden ile birlikte çekecektir. Ancak cehennem hayatında sözü edilen, acı, ıstırap, azap, ateş vb. şeyler bu dünyadakilere benzetilemez. Bunların iç yüzünü insanların bilmesi mümkün değildir. Ancak Allah bilir

   AHİRETE İMANIN İMKÂNI VE DELİLLERİ:

          1)   İnsandaki adalet duygusu, ahirete inanmayı zorunlu kılar: Bu dünyada herkes işlediği suçun cezasını çekmemekte bir takım haksızlıklar olmaktadır. Bankaları hortumlayarak milletin hakkını yiyenler dışarıda dolaşırken, açlıktan simit çalanlar hapse girmektedir.  “Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar...” (el-Casiye 45/21-22).

         2)   Allah bize sorumluluk yüklediğine göre, sorumlularla sorumsuzlara eşit işlem yapması onun adaletine yakışmaz Kur’an-ı Kerim bunu Sâd suresi 27 –28. Ayetlerde açıklamaktadır. “Hanginizin daha iyi amel işlediği hususunda sizi imtihan etmek için hayatı ve ölümü yarattık”  diyerek bu gerçeği açıklamıştır

          3)   İnsandaki sonsuzluk ve ebedilik duygusu, ahirete inanmayı gerekli kılar. Bunu da Kur’an şöyle açıklıyor; “Deki; Allah sizi diriltir, sonra öldürür. Sonra sizi şüphe götürmeyen kıyamet gününde bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler. Göklerin ve yerin mülkü Allah’ın dır. Kıyametin kopacağı gün var ya, işte o gün bâtıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.” 

Kuran’da ahretin varlığına işaret eden çeşitli isimler kullanılmıştır. Ör: el-yevmü'l-ahir (son gün, ahiret günü), yevmü'l-ba's (diriliş günü), yevmü'l-kıyame (kıyamet günü), yevmü'd-dîn (ceza ve mükâfat günü), yevmü'l-hisab (hesap günü), yevmü't-telak (kavuşma günü), yevmü'l-hasre (hasret ve pişmanlık günü).

   Ahirete İmanın Dünya Hayatını Anlamlandırmaya Katkısı nedir?               

Yüce kitabımız Kuran, nüşürün, haşirin, mizanın, sıratın, cennet ve cehennemin kısaca ahiret hayatının var olduğunu, Allah’tan geldiğimiz gibi Allah’a döneceğimizi haber veriyor. ([58]) Bu dünya sınav dünyasıdır. Hayat sınavın başlama saatidir, ölüm bitiş saatidir. Ahlaklı ve dürüst insanlar sınavı kazanacaktır. Ahlaksız ve zararlı kişiler sınavı kaybedecektir([59]).

Ahiret inancı insana, öldükten sonra ne olacağını bildirerek, onu belirsizlikten gelecek endişesinden kurtarır. Ruhsal yönden büyük bir rahatlama içinde olmasını sağlar. Nasıl ve niçin yaşaması gerektiğini bildirerek, hayatına anlam kazandırır.

İnsan akıllı bir varlık olarak yaptığı her şeyden sorumludur. İnsanın dünyada yaptığı hiçbir şey karşılıksız değildir.

Kuranıkerim bu konuda:

11/111. Rabbin, onların her birinin amellerinin karşılığını elbette tamamen verecektir. O, şüphesiz, onların yaptıklarını bilir.

40/40. "Kim bir kötülük işlerse ancak onun kadar ceza görür. Kadın veya erkek, kim, inanarak yararlı iş işlerse, işte onlar cennete girerler; orada hesapsız şekilde rızıklanırlar."

99/7. Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür.

 99/8. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür

Allah kullarını sever, onlara karşı merhametli ve bağışlayıcıdır. Kuranıkerim, kim hatasından dönüp Allahtan bağışlanma dilerse onun bağışlanacağını bildirir (5/39.)

6/160. Kim ortaya bir iyilik koyarsa ona on katı verilir; ortaya bir kötülük koyan ise ancak misliyle cezalandırılır; onlara haksızlık yapılmaz.

Ahirete İman Davranışlarımızı nasıl Etkiler

İnsan yaptıklarından hesaba çekileceği bilinciyle yaşar

Yaptığı işlerde sorumluluk duygusuyla hareket eder

İyi davranışlar sergilemeye, kötü davranışlardan kaçınmaya çalışır Örneğin,

Anne babasına ve diğer büyüklerine saygı duyar. Yoksullara ve kimsesizlere yardım eder.

Yalan söylemek, iftira etmek, alay etmek, başkalarının ardından konuşmak gibi kötü davranışlardan uzak durmaya özen gösterir.

Bu dünya hayatının gelip geçici olduğunu, ebedi hayatın ahiret hayatı olduğunu fark eder.

 

 

[1]              Duhan/38

[2]              Kasas/77

[3]              Fezailü’l-Amal, s.383

[4]              Divanı Kebirden Seçmeler, Derleme; Şefik Can, C.2, beyit:911; C.3, Beyit:1393.

[5]              40.El-Mü'min Sûresi: 46

[6]              9.Tevbe/101

[7]              4.Nisa/78

[8]              (en-Neml 27.87; Yasîn 36.51; ez-Zümer 39.68; el-Hakka69.13-16).

[9]             İbn Ebî Şerîf, el-Müsâmere, s.213, İstanbul 1979; Ayrıca bkz.: 11.Hud/103-108; 64.Teğâbûn/9; 10.Yunus/28; 39.Zümer/68; 36.Yasin/51; 78.Nebe/40.

[10]             Araf /8

[11]             Enbiya /47

[12]             3.Al-i İmran/133

[13]             76.İnsan/13

[14]             47.Muhammed/15

[15]             76.İnsan/18

[16]             83.Mutaffifîn/25-26

[17]             37.Saffat/45-47

[18]             56.Vakıa/19

[19]             52.Tur/23

[20]             55.Rahman/68

[21]             78.Nebe'/32

[22]             56.Vakıa 56/28-29

[23]             56.Vakıa/21

[24]             18.Kehf/31; 76.İnsan /21

[25]             18.Kehf/21; 22.Hac/23; 35.Fatır/33

[26]             9.Tevbe/72

[27]             76.İnsan/19

[28]             43.Zuhruf/71

[29]             39.Zümer/20

[30]             2.Bakara/25; el-56.Vakıa/35-38; 37.Saffat/48-49; 78.Nebe' /33

[31]             36.Yasîn/56

[32]             15.Hicr/47-48

[33]             78.Nebe'/35

[34]             4.Nisa/124

[35]             18.Kehf/107

[36]             23.Müminun/6;70.Mearic/29-30

[37]             23.Müminun/1-11.

[38]             70.Mearic/34

[39]            77.Mürselat/32-33

[40]            25.Furkan/12

[41]            17.İsra/8

[42]            7.A'raf/40-41

[43]            18.Kehf /29

[44]            14.İbrahim/50; 23.Mü'minün/104

[45]            70.Mearic/16

[46]            104.Hümeze/7

[47]            101.Karia/9-11

[48]            66.Tahrîm/6

[49]             50.Kaf/33

[50]            56.Vakıa/42-44

[51]            4.Nisa/56

[52]            37.Saffat/64-66

[53]            56.Vakıa/53-55; 78.Nebe'/25

[54]            78.Nebe' /24

[55]            83.Mutaffifîn/15

[56]            4.Nisa /137, 168

[57]            Buharî, "Rikak", 51; "Tevhid", 19; Tirmizî, "Bin", 61; İbn Mace, "Mukaddime", 9

[58]             2.Bakara/85

[59]             Mülk/2

Foto Galeri