KURANIN KABUL VE REDDETTİĞİ MESİH PROBLEMLERİ

 

 

 

KUR'AN'IN KABUL VE REDDETTİĞİ MESİH PROBLEMLERİ[1]


[1] Emrullah Fatiş, Kur'an'ın Kabul Ve Reddettiği Mesih Problemleri, Ravza Yayıncılık ve Matbaacılık, İstanbul 2014, 174-180.

 

Kur’an dışı kaynaklarda yer alan kurtarıcı ideal kral inancı, sağlam dayanaktan yoksun, mitolojik temellere dayalı bir inançtır. Bu inanca temel teşkil eden bazı inançlar:

  1. Ricat inancı:

Toplumca, tanrılık, krallık ya da kahramanlık rolü verilmiş bir kişinin ölümünden veya kaybolmasından sonra geri dönerek yarıda kalmış mücadelesine devam etmesi, bağlılarının beklentilerine cevap vermesi şeklindeki bir inançtır.

Aslında tanrı rolü verilmiş bir kişinin öldükten sonra geri dönmemesi, tanrı krallar efsanesini çökerteceği için böyle bir ara inanç üretilerek, tanrı ilan edilen kişilerin karizmasının çizilmesi önlenmek istenmiştir. Ricat inancı Sümerlilerde (M.Ö. 3000), Mısırlılarda (M.Ö. 2400), Samilerde (M.Ö. XIV y.y.), Keldanilerde (M.Ö.626-539), Yahudilerde (M.Ö.586-538), Budistlerde (M.Ö.563-483), Zerdüştîler’de (v.M.Ö.551), Maniheizm’de (M.S. 438), Hıristiyanlarda, Şia’da görülmektedir.

  1. Mesih, Mehdi, Kutup, Abdal İnançları:

Mesih, Mehdi, Kutup, Abdal inançlarının ortak noktası, hepsinin de bağlılarının, beklentilerini karşılayacak düzeyde kurtarıcılık rolüne büründürülmüş olmalarıdır. Mesih kelimesiyle ifade edilen kurtarıcı inancı daha çok Yahudi ve Hıristiyanlarda, Mehdi kelimesiyle ifade edilen kurtarıcı inancı ise daha çok Şia’da, Yine Allah atamalı olduğuna inanılan ve felâket önleyici rolleri de bulunan, Suriye civarında yaşadıklarına inanılan Kutup ve abdallarla ilgili inançların da daha çok Şia’da olması dikkat çekicidir. Bu inançların sağlam bir temeli yoktur. Milattan önceki yıllardan beri çeşitli dinlerin efsanelerinde yer almaktadır. Kimilerine göre kurtarıcı  gökte beklemekte, kıyamete yakın tarihte geleceğine inanılmaktadır. Buna aşağıdaki kurtarıcı örneklerini verebiliriz:

1-Algonkin Kızılderililerinden Montagnai kabilesi

2- Azteklerin kurtarıcısı Quetzalcoalt

3- Hindûların kurtarıcısı Kalki ve Krişna

4- Budistlerin kurtarıcısı Maytreya

5-Hıristiyanların kurtarıcısı tanrı İsa

6-Bazı Yahudilerin inancına göre, İlyas Peygamber göğe kaldırılmıştır. O, yeryüzüne adaleti getirmek için ahir zamanda tekrar geri dönecektir.

7-Maniheizm’in dini lideri Mani (ö.438) de öldürüldükten sonra göğe yükselen kurtarıcılardandır.

Haça gerilmiş, ölmüş, dirilmiş, göğe yükselmiş, insan bedenine bürünerek tekrar kıyamette dünyaya geleceğine inanılan meşhur mesihler şunlardır:

  1. Hıristiyanların kurtarıcısı tanrı İsa
  2. Brahmanizm’in kurtarıcısı tanrı Krişna
  3. Brahmanizm’in ileri aşaması Hindûizm’in kurtarıcısı tanrı Krişna
  4. Budistlerin kurtarıcısı tanrı Budda

Bazı dinlerdeki anlatılara göre, getirdiği dini tamamlamadan ölen Mesihlerin kıyamette tekrar gelerek yarıda bıraktığı dini tamamlayacağına inanılmaktadır. Bunlar:

  1. Hıristiyanların kurtarıcısı tanrı İsa
  2. Budistlerin kurtarıcısı tanrı Budda dini tamamlayamamış, kendinden sonra âlemlere rahmet bir kimse gelip bu işi tamamlayacaktır.

Kur’an bu tür anlayışları reddetmekte ve dinin tamamlandığını bildirerek, son peygamber vurgusu yaparak, mesih kendisini çarmıhta feda etti, din eksik kaldı Mesih tekrar gelip dini tamamlayacak anlayışlarına kapıyı kapatmıştır.

Kurtarıcı Mesih inancının çeşitli dinlerin mitolojilerinden beslene beslene Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa kadar ulaşması, oradan da İslâm kaynaklarına kadar sızması bilinen bir gerçektir. Yahudiler, Hz. İsa’nın Mesihliğini kabul etmezler, onu sıradan bir insan olarak görürler, onun annesini de kötü kadın olarak değerlendirdikleri için onun babasız doğumunu da kabul etmezler. Yine onlar Hz. İsa’yı çarmıha gererek öldürdüklerine inanırlar. Yahudiler, Babillilerin, Yunanların, Romalıların esareti altında yaşamışlar, esaret hayatı onları Mesih bekleme hayaline sürüklemiş, Romalıların esareti altındayken başlarına peygamber olarak gönderilen Hz. İsa’nın Mesihliğini kabul etmemişlerdir. Çünkü onların beklediği Mesih, kendilerini esaret hayatından kurtarabilecek, dünyanın tamamını kendilerine esir yapabilecek, kurdu koyunla gezdirecek, bebekleri yılanlarla oynatabilecek, bir salkım üzümden otuz çömlek şarap üretebilecek sihirli güçlerle donatılmış güçlü kuvvetli bir kraldır.

Yahudiler, Hz. İsa’nın Mesihliğini kabul etmemelerine rağmen, kutsal kaynaklarında ona ve annesine hakaret içeren ifadelere yer vermelerine rağmen, sıra dünyayı ele geçirme planlarına gelince, bu planın uzantısı olarak, Yehova şahitleri denilen bir kısım örgüt üyeleri Hz. İsa’nın gökten inerek son savaş dedikleri armegadon savaşıyla dünya krallığı kuracağını, dünyada tek devlet ve tek bayrak bırakacağını kabul ederler.

Hıristiyanlar ise Hz. İsa’nın Mesihliğini kabul ederler. Onlara göre Hz. İsa, Hz. Âdem’den insanlara geçen günahı affettirmek için çarmıha gerilmiş, onları günahtan kurtarmış, vazifesini yarıda keserek dünyayı terk etmiş, göğe yükselmiş, yarıda kalmış vazifesini tamamlamak için kıyamete yakın tarihte tekrar gelecek, insanları yargılayacak, bin yıllık dünya krallığı başlatacaktır.

Hıristiyanlara göre, tanrı İsa, baba tanrıya eşit tanrıdır. Halbu ki onun hakkındaki İncil anlatıları çelişkilerle doludur. Buna birkaç örnek verelim:

Hz. İsa, tanrı eşitiyse neden  çarmıha çivilendiğinde beni kurtar diye baba tanrıya yalvardı? O tanrı eşitiyse, neden biraz ilerideki incir ağacının dalında incir olmadığını anlayamadı da ağacın yanına kadar gittikten sonra onun boş olduğunu görünce ağaca beddua etti? Bilme ve yaratma sıfatı olsaydı bunları yapar mıydı?

Batıl inançlar ister hadis kimliğine büründürülerek sunulsun, ister İslâm Tefsir kaynaklarına yazılarak sunulsun, her ne şekilde sunulursa sunulsun Kur'an'dan onay alamaz. Kur'an da bu inançlar doğrultusunda yorumlanamaz.

 

 

  1. Deccal inancı:

Genel olarak Mesih rolünü üstlenmiş kurtarıcıların düşmanlarına ve karşıt güçlerine deccal adı verilmektedir. Bu inancın tarihi M.Ö. XX. Yüzyıla kadar götürülebilir. Bu inanç  kurtarıcı Mesih ve Mehidi efsanelerini kabul eden toplumların hepsinde görülmektedir. Buna birkaç örnek verelim:

1-Bazı Budist Mitolojilerine göre, Müslümanlar Deccaldir.

2-Bazı Mısır mitolojilerinde Asyalılarla Libyalılar Deccaldir

3-Bazı Yahudi mitolojilerinde Ye’cuc ve Me’cuc Deccaldir.

4-Bazı İslam hadis anlatılarında Emevi yanlısı hadislerde Abbasilerin Mehdisi Deccal, Abbasi yanlısı hadislerde de Emevilerin Mehdisi deccaldir. Birbirlerinin Mehdisini deccallikle suçlama geleneği Hindularla Budistler arasında da vardır.

Kur'an'ın şekillendirdiği Mesih İsa ile kurtarıcı ideal kral anlamında Mehdileştirilmiş, Mesihleştirilmiş, Deccal ya da Deccaller gibi düşmanları üfleyerek öldürecek İsalar çok farklı İsalardır. Çünkü sahte İsa boyutları mitolojik kaynaklardan beslenerek şekillenmiştir. Bu boyutların Kur'an'la bağlantısı yoktur.

Kur’an’a göre, eski mitolojilerde görülen  kurtarıcı ideal kral anlayışı yoktur. Hz. İsa’ya kurtarıcı Mesih vasfı yüklenemez. Kur’an’a göre Hz. İsa babasız olarak dünyaya gelmiştir. İslam öncesi kültürlerde görülen babasız doğum örnekleriyle Kur’an’ın anlattığı babasız doğum örnekleri farklı boyutlar taşımaktadır.  Mitolojilerde babasız doğanların tanrılık ve Mesihlik boyutu dikkat çekmektedir. Kur’an bu görüşü yıkmaktadır. Çünkü Hz. İsa babasız doğmuştur fakat o ne tanrıdır ne de kurtarıcı ideal bir kraldır. O Allah’ın kulu ve peygamberidir. Diğer peygamberler gibi o da mucizeler göstermiştir. Peygamberlik görevini yaparken Hz. Muhammed’in de karşılaştığı gibi bir takım tuzaklarla karşılaşmış, bu tuzaklardan kurtularak normal ölümle dünyaya gözlerini yummuştur. İnsanların Hz. Âdem’den kalma günahlarını affettirmek için çarmıha gerilerek kurtarıcı rolü oynamasının da aslı yoktur. Zira Kur’an’a göre herkes kendi günahından sorumludur. O, Hıristiyanların anladığı manada dini yarıda bırakıp onu tamamlamak  için tekrar geri dönmek üzere gitmemiş, temelli gitmiştir. Yüce Allah’ın dini Kur’an’la ve son peygamber Hz. Muhammed’le tamamlanmıştır. Hıristiyanlar Hz. Muhammed’i son peygamber olarak kabul etmedikleri için, İsa Mesih olarak gelip dini tamamlayacak iddiasında bulunmaktadırlar.  Bu iddiayı Kur’an, Hz. İsa’nın öldüğünü, dinin tamamlandığını, Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu, Mesih beklentisinin yersizliğini anlatarak cevap vermektedir.

Herkes için ölüm anlamına gelen “teveffî ” kelimesine sıra Hz. İsa’ya gelince taraflı bir şekilde göğe yükseldi anlamı vermenin de mitolojilere destek vermenin ötesinde sağlam bir dayanağı yoktur.

Hz. İsa, annesi Meryem'in himayesinde büyümüş, öğrenim görmüş, olgunluk yaşına ulaşınca kendisine peygamberlik görevi verilmiş, tebliğ görevini yerine getirmiş, peygamberliğinin doğruluğunu, gösterdiği mucizelerle ispatlamaya çalışmıştır.

Kur'an, Hz. İsa'nın öldürülmediğini, haça gerilmediğini, düşmanlarının elinden kurtularak normal ölümle öldüğünü kaydetmektedir.

Hz. İsa’nın Yahudi işbirlikçilerin kışkırtmasıyla öldürülmesi yönünde girişimlerin yapıldığı doğrudur. Fakat bu girişimler sonuç vermemiş, Hz. İsaʹyı  ele  geçiremeyen  Romalı  askerler,  amirlerinin  verdiği  emri  yerine  getirememenin  verdiği  korkuyla  veya  yanlışlıkla  Hz. İsa yerine başka birisi öldürülmüş, ölen kişinin kimliği üzerinde birbiriyle çelişen dedikodular çıkartılmıştır. Öldürülen kişinin mezardan çalındığı yönünde rivayetler vardır. Cesedin mezardan çalınmış olması, öldürülen kişinin Hz. İsa olmadığı açığa çıkmasın diye delil karartma teşebbüsü de olabilir.

 Kısaca Hz. İsa’nın normal ölümle öldüğü kesin olup kıyametten önce de dirilmeyeceğine göre, Hz.  İsa’nın  ikinci kez kurtarıcı ideal kral (Mesih) olarak gelmesi de söz konusu değildir.

Foto Galeri